11 Temmuz 2019 Perşembe

[Röportaj] Yoo Ah In Cine21 2008

Yoo Ah In Kariyeri Hakkında Cine21 Röportajı 



Soru: Filmi izlerken nasıl hissediyorsun?
Cevap: Öncelikle filmi izlemekten memnun oldum. Sanırım bazı insanlar pazarlama stratejisiyle başarıyla kandırıldı ve dört güzel oğlanın oynadığı bir film olduğunu düşündü. (Güler) Bence en önemli şey dört adamın nasıl birbiriyle doğal ilişki kurulduğu ve ben bu noktada tatmin oldum.

S: Kibum’un rolü nasıldı?
C: Bence sadece genç bir çocuk. Daha önce oynadığım roller eşsiz/nadir çocuklar olmasına rağmen Kibum düzgün, sağlıklı, basit genç bir karakter. Bir karaktere sırf genç etiketi eklediğin için her zaman onun hakkında özel bir şey oluşturman gerekli olduğu anlamına gelmez.

S: Kibum olmasını beklediğimden daha az sahnesi var. Eğer belki Kibum’un hikayesinin biraz ihmal edilip edilmediğini merak ettim. Bu kısımlar kısaltıldı mı?
C: Kesip çıkarılan kısımların epeyce olduğu bir film. (Güler) Çünkü yönetmen bütün olarak filmin sonucuna odaklandı. Bu konuda üzgün hissetmiyorum. Sadece lezzetli bir filmde yeterince kullanıldığım içerik olarak düşünüyorum.

S: Filmin çekimlerinden önce nasıl boks yapılacağını öğrendin, değil mi? Buna rağmen özellikle egzersiz yapmaktan nefret ettiğini duymuştum.
C: (Güler) Aslında gerçekten egzersiz yapmayı sevmiyorum. Bir uzman işini bir rol için nasıl yapılacağını öğrendiğim ilk seferdi. Her ne kadar açıkça yapmak zorunda olduğum bir şey olsada, epeyce zordu. Aslında sadece film için gerekli iyi akış kadar öğrendim, ama aksiyon okuluna gitmek zorunda olmak ve her zaman bir saat çalışmak zordu.

S: Joo Ji Hoon ile bir röportajda gördüm oyunculuğunuzda filme çektiğiniz gibi karşılıklı yapıcı eleştiri verdiğinizi söyledi. Nasıl bir süreçti bu?
C: Bağımsız karakterleri göstermekten daha ziyade, bu filmde dördümüzün birlikte toplandığı çok fazla kısım var, bu yüzden bir sahne içinde her birimizin uyumlu şekilde birleştirmek için nasıl oynayacağı hakkında konuşarak zaman geçirdik. ‘Bu şekilde oyna’ ve ya ‘Şu şekilde oyna’ gibi değildi, daha lezzetli bir kek yapmak için ne yapabilirdik hakkındaydı. Bence [yüz] reaksiyonları daha önemliydi. Ve bana bunu yap ve ya şunu yap demektense bence beni kendi alanıma bırakmalı.

S: Ama yine de Kibum karakteri senin aklından söküp atamadığın karakterlerden biri değil mi?
C: Evet, bu doğru. Kibum’un göstermek zorunda olduğu şeyleri daha fazla ifade edememekten pişmanım. Ama başta Kibum’un karakterini hakkındakileri düşündüklerimi düşününce [şimdiye kıyasla] sonuçtan memnunum. Yalnızca 21 yaşında ki bir çocuğun sağlığı. Bence o yaşta bir çocuğun nasıl olduğunu gösterebildim.

S: Şahsen 20’lerinde genç bir çocuğun sağlığı, canlılığı ve enerjisinden biraz farklı olduğunu düşünüyorsun gibi görünüyor?
C: Evet. (Güler) Kesinlikle Kibum kadar sağlıklı değilim. Yaşımda ki kişiler gibi sağlıklı değilim. Tabi, arkadaşlarımla birlikte iken güler ve şakalaşır ve küfür eder ve oyalanırım, ama bu boyutta eksik olduğum çok şey var. Farklılığın yapacağı bir şey yok bence deneyimlerimin eksikliği ile, endişelerimin ve düşüncelerimin derinliğindense. Geniş çeşitli deneyimlere sahip biri değilim ama bana kalırsa aynı deneyimleri diğerlerinden daha derin düşünüyorum ve yansıtıyorum. Oynadığım karakterlerde böyle.




S: Kibum karakteri senin için bir mucize ilaç gibi olduğunu söylediğini gördüm. Nedeni genç yaşının sağlığını özleyeceğin ve tamamen geçip gitmesinden korkmandı.
C: Sadece diğer insanlardan farklı olduğum yollara çok derin düştüğümü düşünüyorum. Gerçekten özel olduğunu ve küçükken bunun beni üstün yaptığını düşündüm. Ama sonra ya gerçek olan şey benim yaşımda ki çocukların gösterebileceği şeyleri gösteremeyebilirsem? Her geçen an hala korkuyorum. Fotoğraf çekimi yaptığımız zaman yaşça büyük oldum. İnsanlar değiştiğimi söyledi, ama bunlar hoş karşıladığım sözler değildi. Neden böyle olduğumu bilmiyorum bile (güler). Genç olmak hiçbir şey bilmiyorken, düşünemezken takıntılara düşmektir. Sanırım böyle olamamam yüzünden. (Güler) Bu yüzden hepsi geçmeden önce bu an hakkında anı defterimde yazmak istiyorsun. Yazarak bir kayıt bırakmak istiyorum.

S: Böyle düşünmene özellikle neden olan özel bir an var mıydı?
C: Dürüst olursam geçmişte nasıl farklı olduğum, benim yaşımdaki çocuklarla karşılaştırıldığında nasıl farklı ya da özel olduğum hakkında konuşmak için yolumdan çıkmadım. Birisi bu tür şeyler söylediyse bile ben sadece utanarak boş verdim. Ama şimdi söylüyorum. Ben farklıyım. (Güler) Böyle düşünmeye başladım <Antique> ‘e başlarken ve şimdiye kadar düşünmeye devam edem ettim. İnsanlar bana soracaktır neden acıdan keyif aldığımı. Ama şimdi keyif almıyorum ya da memnuniyet duymuyorum. Biraz daha sağlıklı ve kendi yaşımda ki çocuklar gibi olmak istiyorum. (Güler) Sadece daha önce gözlerimde neyin doğru olduğunu görebilmeyi ve bunun hakkında düşünebilmeyi de istiyorum, ama neden yapamadığımı bilmiyorum. Önümde ki bu şeylerin neden beni hiç etkilemediğini bilmiyorum. Böyle olmaktan hoşlanmıyorum. Kelimelerle bunu açıklamak zor hala. Mücadele ettiğim bir süreç. (Güler)

S: <Banolim> den <Boys of Tomorrow> a; <Shim’s Family> den  <Strongest Chilwoo>  dizisine aldığın karakterlerin çoğu çabuk olgun olmak zorunda olan hislere sahipti. Onlar üstesinden gelmesi ve çözmesi gereken çok problemlere sahip karakterlerdi. Bu senaryoları gördüğünde aklına en başta gelen şey neydi?
C: Şuanda sadece iki şey var. <Boys of Tomorrow> da benim kendi hikayemi anlatmak istedim ve <Shim’s Family> de o filmin bir parçası olmak istedim. Bence yönetmenin adı ve hangi şirket yatırım yapması sadece daha sonra düşünmek zorunda olduğun şeylerdir.

S: Karakterlerin kişiliklerinin çok dikkate alıyor musun?
C: Evet. Birinin filmlerde ki tadı da kişilikle merkezleştirilir. Endişemin ana meselesi kişilerdir.

S: Senin kararın tabi ki en önemli olmakla beraber, ne zaman projelerini seçiyorsun, şirketinin düşüncelerini dinliyor musun?
C: Bana fikir veriyorlar ama ben dinlemiyorum. Hahaha. Şirketim bana yapmamı söylediği için yapmak istemediğim bir şeyi yaptığımı düşünmüyorum. Fakat tabi ki şirketim tarafından fark edilen bir aktör olarak durumu değerlendirmek önemli. Bu yüzden herhangi bir zarardan mağdur olduğumu düşünmüyorum. Tabi ki, arada sırada gerçekten yapmak istemediğim şeyleri yapmak zorunda olduğum zamanlar vardı. Ama her ne zaman olursa, ‘Ah, bunu gerçekten yapmamalıydım’ diye düşünüyorum. (Güler) Sadece yapmak istemediğimden değil, beni incittiği için. Hasta olacakmışım gibi.

S: Ne tür şeyler seni incitir?
C: Hm… Beni bir röportaj yaparken bile kötü bir moda sokuyor, gerçekten ölmek istiyorum. Bir röportaj bildiğiniz gibi temelde karşılıklı konuşma şeklinde olması gerekiyor. Ama öyle olmadığı zamanda. Bir başka kişi tarafından incelendiği ve analiz edildiğinde. İncinmemek için elimden gelenin en iyisini yaptığımda ve bu sistem çaresizce beni bir köşeye itiyor.

S: Şimdi gerginim. (Güler) Ne tür röportajlar seni kötü bir moda sokuyor?
C: (Güler) Diğer insanların benim ne söylediğimi dinlemeyip ve sadece sözlerimin içinde ne görmek istediğini bulmaya çalıştığında. Kendi otoritelerini öne süren muhabirler de var. Dürüst olmak gerekirse, muhabirlerin aradıkları cevapları kolayca veren türde bir insan değilim. Bu yüzden bir kere belli bir muhabirin sinirlendiğini düşündüm ve ‘‘Eğer muhabirlere iyi görmek istiyorsan böyle şeyler söylememelisin’’ dedi. Ama ben buraya size iyi görünmek için gelmedim. Beni güzelce bir paket yapıp beni satmanızı istemiyorum.


S: Nasıl cevap verdin?
C: Hiçbir şey söylemedim. Orada o muhabirle kavga edebilecek miydim? Dürüst olmak gerekirse o kesinlikle kavga etmeye değer bir şeydi ve sonra hiçbir şey yapmadığım için gerçekten kendimden nefret ediyorum. Onlara görmeye istekli oldukları kadar kendimi gösterebilirim, ama sadece küçük bir kısmı görmeyi önemsiyorlar. Hepsi sadece bu küçük kısmı görebilirken nasıl bir şey göstermemi benden isteyebilirler? Bu benim hissettiğim türden bir duygu. Bu bir utançtır. Tanıtımın basit bir anlamı değil midir röportaj? Adımı biraz daha bilinir yapan bir şey. Beni ileriye doğru iten bir şey. Ah. Hadi film hakkında konuşalım şimdi. (Güler)

S: (Güler) Tamam. Hadi biraz farklı bir şey hakkında konuşalım. Tam olarak film hakkında değil ama bir dizide yer aldın ilk defa 5 yıl içinde bu yıl. Heuksan olarak <Strongest Chilwoo> da.
C: Daha önce deneyemediğim bir rol gibi geldi bu yüzden rolü aldım. O dizi, dürüst olmak gerekirse, hmm… Tercihimden pişman olmamak için son derece çok çalıştım. Bu en önemli şeydi. İzleyici reytingleri çok yüksek değildi ve olumlu eleştirel eleştiri yazılıları almadı, ama kişisel bir deneyimdi. Aslında çok zordu. Filmlerde oynadığım karakterlerden çektiğim acıdan daha zordu. Bir daha asla yapmak istemiyorum ama böyle bir şey denediğim için tatmin oldum. Çok çok zordu. Gerçekten.
Başka Çevrilmiş Versiyon: Heuksan oynama fırsatı hiç bulamadığım bir karakter olduğunu düşündüm. Çekerken, gerçekten… Hmm… Kararımdan pişman olmamak için elimden gelenin en iyisini yaptım. Bu en önemli şeydi. Dizi reytinglerde iyi şeyler yapmadı ya da eleştirmenler tarafından çok iyi düşünülmedi ama kişisel seviyede benim için bir deneyimdi. Benim için çok zordu. Daha önce oynadığım film karakterini oynarken her duygudan daha fazla eziyetliydi. Bu deneyimi tekrarlamak istemiyorum ama denediğim bu durumdan tatmin oldum. Çok çok zordu. Gerçekten.

S: Fiziksel meydan okumalar yüzünden miydi?
C: Hayır, fiziksel kısımlar sorun değildi. Ortam mutlu değildi. Kendim olamadım. Engel oluyordu. İletişim iyi işe yaramıyordu. Ve yönetmen otoriterdi. (Güler) Kendime bu tür hikayelerde dikkatli olmamı söylemiştim, ama neden bugün çok rahatça konuşuyorum? Hmm… Her ne ise, nedeni bu. Bir aktörün bir araç olarak kullanılabildiği ve bir makine olabildiği hissi çok hoş olmayan bir durumdur. Eğer biz daha iyi bir netice almak için fazla konuşabilmiş ve birbirimizi dinleyebilmiş olsaydık daha iyi olurdu ama öyle olmadı. Dürüst olmak gerekirse biraz daha uzun beklemeyi ve daha sonra dizi deneyi planlamıştım. Ama sonra sadece önce deneyeceğimi ve sonra tartışacağımı düşündün. Geri dönmek ve tekrar yapmak istemeyecektim.
Başka Çevrilmiş Versiyon: Hayır, fiziksel kısmı kafama takmadım. Çekim mekanı keyifli olacak bir yer değildi. Kendim olamadım ve engel oluyordu. Kötü iletişim ve yönetmen otoriterdi… (Güler) Ne söylediğim konusunda dikkatli olmamı kendi kendime düşündüm ama neden bugün rahatlamış hissediyorum? Hmm… Her ne ise, nedeni bu. Bir oyuncu olarak bir araç veya bir makine olarak kullanma hissi hoş değil. Daha iyi bir netice almak için eğer birbirimiz çok diyalog kurup dinlemiş olsaydık daha iyi olurdu ama öyle değildi. Aslında daha sonra dizi yapmayı düşündüm. Ama hadi önce yapalım sonra düşünelim diye düşündüm… Şimdi bunu asla tekrar yapmak istemiyorum.

S: Ne zaman <Strongest Chilwoo> ‘yu yapmaya karar verdin? Tarihi bir diziyi çekerken seni en çok endişelendiren şeyin ne olduğunu merak ediyorum? Aktör Yoo Ah In’in tarihi dizide yer almak için biraz genç olduğunu düşündüm.
C: Karakter hakkında düşünmek ve endişelenmek aslında hiç zor değil. Her zaman icabına bakabilirim. <Strongest Chilwoo> ‘u seyreden ve bu yüzden beni seven fanlarım için üzgünüm ama benim için bu mutlu bir anı değil.

S: Ama sen esmerleşmedin mi?
C: (Güler) Ne? Hayır, rol amaçlı esmerleşmedim. Ben doğuştan esmerim.

S: Eskiye kıyasla tenin daha esmerleşmiş gibi görünüyor. Daha erkeksi güçlü bir görünüm kazanmak amacıyla belki yaptığını düşündüm.
C: (Güler) Hayır. Erkeksi bir erkek olmak istemiyorum. Eğer sadece doğal olarak kendi değişimimi ve gelişimi gösterebilirsem sevinirim.

S: Mini-hompy aktör Yoo Ah In’in çok önemli kısımı gibi görünüyor. Diğer ünlülerin aksine sen kendi derşn düşüncelerini yazıyorsun. Ve bunlar oldukça alaycı.
C: Hmm… Aslında her zaman depresif, alaycı ve negatif değilim. (Güler) Onlar fark etmeden sıyrılıp geçmeyi, güzelce son vermeyi ve gerçekten ortaya çıkarmayı istiyorum. Ve kitleler için bir manken olmayı da istemiyorum. İlk başta insanlar doğal görünmek için çok çabaladığımı söyleyebilirler. Onu havalı görünmek için yapıyordum. Bunu çok duydum. Ama şimdi bu doğal olarak benim bir parçam oldu.
Başka Çevrilmiş Versiyon: Hmm… Ben her zaman melankolik, alaycı ve negatif değilim. (Güler) İnsanların asla fark etmeyeceği ve aldırmayacağı ya da güzel paketler gibi giyinmek istediği şeyleri açığa çıkarmak istiyorum. Halkın bir mankeni de olmak istemiyorum. İlk başta insanlar olgun görünmeye çalıştığımı ya da havalı görünmeğe çalıştığımı söyledi. Ama şimdi yapımın bir parçası gibi hissediliyor.


S: Yazılarını okuyacak insanların farkında mısın?
C: Tabi ki. Mini-hompy kendimi ifade etme dürtümü tatmin edebilmek için sahip olduğum yollardan sadece biri. Ve tabi ki Ve tabi ki, insanların yazdığım şeyleri görmesini istemem beni motive ediyor. Şu anda bunu sadece iyi bir şey olarak düşünüyorum.

S: Bu belki can sıkıcı bir soru olabilir ama mor bir koltukta oturduğun ve dudak balmı sürdüğün fotoğraf internette yayıldı ve Yoo Ah In’in gey olduğuna kanıt olarak kullanıldı. Netizenler bütün tür tahminleri ve yorumları biraya getirerek deliller varmış gibi etrafa yaydılar ama sen fotoğrafın altına ‘ne yapacağını dene’ yazdın.
C: Kendilerinden utanmalarını sağlamak istedim. Asıl kişi arkasında ki çarpıtılmış ve saptırılmış söylentiler etrafta böyle dolaşıyor. Eğer istersen oyna. Bu tür bir histi. İncindim, sinirlendim. Benim canımı sıkacak bir şey hakkında konuşmaları yüzünden değildi ama birileri için bir oyuncak haline gelmeyi sevmediğim için hoşuma gitmedi. Eğer yaymalarını istemeseydim söylentiyi durdurmak için sadece fotoğrafı silebilirdim ama biraz zaman sonra arkaya bakmalarını ve kendilerinden utanmalarını istedim.
Başka Çevrilmiş Versiyon: Utanmış hissetmelerini istedim. Şişirilmiş, yanlış ve çarpıtılmış söylentilerin oluşturucusu gerçekten böyle. Ne yapacaksan yap. Bu benim tavrımdı. İncindim, sinirlendim. Hassas bir konuya dokundukları için değil ama onlara bir eğlence haline gelmek durumundan nefret ettim. Eğer suistimal edilmek istemediysem fotoğrafı kaldırabilirdim ama bir süre sonra tekrar ziyaret ettiklerinde utanmış hissedebileceklerini umdum.

S: İnternet ve medya söylentileri aktörün üzerine düşüp takip etmekten daha çok böyle şeyleri kullanıyor gibi görünüyor. Böyle endişelere nasıl dikkat ediyorsun?
C: Bunun hakkında emin değilim. Kıdemli aktörler sadece görmezden gelmeyi söylüyor, cevap vermek sadece daha çok dikkat çekiyor, ama bunu yapamam. Hala inciniyorum ve hala zor. Bunun bir tarafında insanların ünlülere karşı göz açıklıkları keskin. Bu insanların ünlülere aşağılamak veya küfretmeyi sevmesi ya da onların kötü insan olmaları yüzünden değil, ünlülerin onlara her gün yalan söylemesi yüzünden. Çünkü onlar kendilerini abartı içinde sarıp sarmalıyor. [Ç/N: kendilerini olduklarından daha büyük ve daha önemli yapıyor] Absürd bir örnek olarak herkes estetik olup olmadığı hakkında yalan söylüyor.

S: Bugün sigara içmiyorsun.
C: Sigarasız alan değil mi? Delirecekmiş gibi hissediyorum. (Güler)

S: Sigara içmeye ne zaman başladın?
C: (Güler) On sekiz?

S: Yalnız yaşıyorsun şimdi değil mi?
C: Evet. 17 yaşımdan beri.

S: Lisenin dışında keşfedildiğin ve Seul’e geldiğin biliniyor. Okulu bıraktın mı?
C: Seul’de bir okula transfer oldum ve sonra okulu bıraktım.

S: Nedeni neydi?
C: Aslında birkaç neden var. Hmm… (Güler) Büyük bir neden yoktu. Sadece sevmedim [okulu]. Okulda problem nedeniyle değildi, ama bence sadece okul sistemi bana pek uymuyordu.

S: Yani lise denklik sınavını oldun ve sonra üniversiteye gittin anlamına geliyor?
C: Evet.

S: Sanırım bir yerde üniversite hayatının senin için eğlenceli olduğunu yazdığın bir yorum gördüm?
C: Asla öyle bir yorum yazmadım. (Güler) Tipik bir üniversite hayatımın hiç olmadı. Sınıfa iki veya üç defa gittim. Çünkü uzun zamandır okulda değildim, belki üniversite eğlenceli eğlenceli olur düşüncesiyle gittim ama özellikle farklı değildi. Üniversiteye gitmeye ilk başladığımda bir kıdemli bana geldi bunu dedi. Sınıfa gidecek misin ya da gitmeyecek misin? (Güler) Gitmeliyim tabi ki. Çoktan parayı ödedim. Tekrar gittim ama bu sefer benden genç bir kıdemli geldi ve ‘Toplumda hayatını idare etmenin yolu bu değil’(Güler) Hahaha. Gitmemeliyim. Ben aynıyım ama diğer insanlar beni kesin bir önyargı ile görüyor diye düşünüyorum ve o önyargı dahilinde normal olmamı istiyor.

S: 10 Kasım’da  <Come To Play> yayınına katıldın değil mi? Rahatsız edici değil miydi?
C. Rahatsız ediciydi. Sanırım yapmak zorunda olduğum için yaptım. Bence gerçekten olmadığım biri gibi gösterildim. Herhangi bir sosyal sisteme alışmak benim için kolay değil. (Güler) Eğer benden önce hazırlansaydı, yapmak için bir çaresini bulurdum, ama benim için sağlıksızken yaptığımda hasta olurum. (Güler)

S: Aktörler ünlülerdir de ama rahat ve düzgün bir hayata sahip olan ünlüler tarzında olmadığını hissediyorum. Şirketindeki insanlardan tavsiye aldın mı?
C: Çok fazla konuşmuyoruz. Bir süre önce ofiste insanlarla konuşuyordum ve beni seven fanlarımdan daha az beni tanıdıkları gibi görünüyor. (Güler) Fanlarım inmem gereken yolu fark etmem için bana yardım ediyor ya da ne yapmak istediğim, ama çalıştığım insanların buna yetişemediğini fark ettim. Sadece ‘tamam’ duygusunu gösteren ya da sadece ‘tamam’ gibi davranan ya da sadece kalıplanmış ve ya oluşturulmuş bir çeşit olmak istemediğimi onlara söyledim. Belirli bir role ulaştığımda sadece kendi kendime bir dünya oluşturmak istiyorum. Yoo Ah In’in çifte bir hayat yaşamasını istemiyorum.

S: Bu son soru. Biraz klişe ama bir aktör olarak kendin için yapmak istediğin hayalin ne?
C: Bugün birçok kez bahsettim, ama aktör Yoo Ah In’in rolleri vasıtsıyla <The Turman Show> da ki gibi göstermesini istiyorum. Her şey gösterilemez, sadece kısımlar ya da noktalar burada ve orada. Ama onunla birlikte rolün arkasında Yoo Ah In’den gerçek bir parçanın var olduğunu görebilirsin. Oynarken bu tür şeylere dikkat ediyorum. Bu gerçekten senin kendin olarak sahip olduğun tek şey. 

Çeviri: xxSSkyhaneulxx
Kaynak (1)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder