22 Aralık 2018 Cumartesi

[Röportaj] Han Hyo Joo Instyle Korea 2016

Han Hyo Joo Instyle 2016 W Röportajı

Bugün giydiğin kıyafetlerin hepsi beyazdı. Beyazı sever misin?
Hm… Sanırım severdim. Geçmişte renkli olmayan renkleri severdim beyaz, gri gibi. Şimdi sarı, mavi gibi ana renkleri tercih ederim.

Şimdiye kadar ‘’W’’ dizisinin ne kadarını çektin?
Neredeyse dizinin yarısı yayınlanmadan önce çekilmişti, dolayısıyla ilk 10 bölümün çekimini tamamladık.

Bu dizi senin 6 yıl içinde ki ilk dizin. Acaba bugün setteki hissinin 2010’dakine nazaran farklı olup olmadığını merak ediyorum…
Aslında bir dizi setinin nasıl olduğunu unutmuştum (güler). Çok uzun zaman oldu, ama çoğu yayınlanmadan önce çekildiği için, çekim aylar sürecek gibi durmuyor. 2-3 saatlik bir filmi çekmek 3 veya 4 ay sürüyor, ama en kısa 16 bölümlük bir mini diziyi çekmek bile uzun zaman alıyor çünkü bir bölüm uzunluğu 70 dakikaya kadar çıkıyor, çekim zamanı iki katı. Yoğun olmaması mümkün değil.

Dizinin tanıtımını izledim, genel olarak CG aksiyon sahneleri öne çıkarılmıştı.
Oyuncuların duygularına uygun olarak çekebileceğin bir dizi değil. Çekim mekanları veya çekim programı yüzünden, ayrı ayrı çekilmek zorunda olan sayısız durum var, bu yüzden önceden plan yapmak önemli. Yönetmen oyuncuların hazır olması konusunda ısrarcıydı.

Lee Jong Suk’un dizideki partnerin olması durumu sıcak bir konu. Esas kız Oh Yeon Joo olarak ilk görüşte ona aşık olup ilk adımı atıyorsun. İkiniz tatlı görünüyorsunuz promosyonlar boyunca.
Jong Suk düşündüğümden daha soluk, uzun, netti… O gerçekten bir manhwa karakteri gibi görünüyor. Partneri olarak genç görünmek için argo kullanmaya çalışıyorum (güler). Saç modelimi bile değiştirdim. Çekim yapmak eğlenceli.


15 Aralık 2018 Cumartesi

[Röportaj] My Mister Dizisi Sonrası IU ve Lee Sun Kyun Röportaj Derlemesi

Ç/N: Aslında tek röportaj çevirecektim fakat diğer röportajlardaki cevaplar da ilgimi çekince onları da eklemek istedim ve ortaya üç röportajın karışımı bir metin ortaya çıktı. Üç röportajda da benzer sorular vardı, aynı şeyleri tekrarlayıp sıkıcı olmamak adına elimden geldiğince tekrardan kaçınmaya çalıştım, cevapları birleştirdiğim oldu. Yine de bazı kısımlarda tekrardan tamamen kaçınmak mümkün olmadı. Sorular ve cevaplar tekrar ediyor gibi görünebilir, bu tekrarın sebebi bir önceki sorudan veya cevaptan farklı bir şey olduğunu görüp bu bilgiyi de eklemek istememdir. Keyifli okumalar dilerim.

İlk kez birlikte rol aldınız. Cast haberlerini duyduğunuzda neler düşündünüz?

LSK: İlk seçilen oyuncu bendim, sonradan IU’nun Ji An karakteri için seçildiğini duyduğum zaman mükemmel bir seçim olduğunu düşünüp memnun olmuştum. Etrafımda bu duruma benden daha çok sevinen insanlar vardı (gülüyor). Şarkıcı IU’nun da hayranıyım ama bu projenin IU’nun bir oyuncu olarak en az şarkıcı IU kadar sevilmesini sağlayacağını düşünmüştüm.

IU: Sunbae’nin dizide rol alacağına çok daha önceden karar vermişlerdi, bu yüzden senaryo bana ulaştığı zaman aklımda o vardı ve okurken de onu hayal ettim. Okurken sesini bile duymaya başladığım zaman ise bu rol için biçilmiş kaftan olduğunu düşündüm. Bana kıyasla çok daha fazla deneyimi olan bir Sunbae olduğu için sette yanında sönük kalırım diye düşündüm ama ilk tanışmamızdan itibaren çok iyi anlaştık ve hiçbir sıkıntı çıkmadı.

Lee Sun Kyun’un uzun süredir Kim PD’nin hayranı olduğunu duyduk.

LSK: Dizileri nasıl çektiğini çok merak ediyordum ve Sung Min Hyung (Misaeng’de Oh Sang Shik karakterini canlandıran Lee Sung Min) ile yakın olduğum için Misaeng setine bakmaya bile gitmiştim. O günden beri Kim PD ile çalışmak istiyordum.

Senaryoyu okuduğunuz zaman düşünceleriniz ne oldu?

LSK: Senaryo mükemmeldi, Kim PD’nin büyük hayranıyım ve ondan bir teklif almak beni çok heyecanlandırmıştı, onur duydum.

IU: Başlangıçta Ji An ve Dong Hoon arasında sıcaklık farkı olduğunu düşünmüştüm fakat bir yandan da bir şekilde birbirlerine benzediklerini hissediyordum ki bu da senaryonun ne kadar mükemmel olduğunu fark etmemi sağladı.

Sette birbirinize dair izlenimleriniz neler oldu?

IU: Sunbae’nin Dong Hoon’a hem benzeyen hem de benzemeyen yönleri var. Bu nedenle rolüne her zaman için objektif bir açıdan yaklaşmaya çalıştı ve “Neden böyle yaptı? Ben olsaydım şöyle yapardım.” gibi sorular sorarak karakteri anlamak için çabaladı.

LSK: (kısık sesle) Aslına bakarsanız ilk başta karakterimi tam olarak anlayamadım (kahkaha atıyor). Yönetmen senaryoda ne yazıyorsa onu oynamamı söyledi fakat bunu yapmaya çalışmak son derece sinir bozucuydu. Gerek yüzümle bir şeyler ifade ederken gerekse bir şeyler söylerken olsun hiçbir şey yapmamam gerekiyordu ve bu durum kafamı karıştırdı.

24 Kasım 2018 Cumartesi

[Röportaj] Ryu Jun Yeol Marie Claire Korea 2016

TUTKULU RYU JUN YEOL

Oyuncu olmaya karar verdiği günden bu yana Ryu Jun Yeol tutkuyla yaşadı, gelecekte oyuncu olarak yaşayacağı hayat da tutku dolu olacak.

Geçtiğimiz yıllarda adları genellikle filmlerde geçen oyuncuları sıralayacak olursak Ryu Jun Yeol saydığımız isimler arasında olacaktır. Reply 1988 varlığını açığa çıkarmadan önce Ryu Jun Yeol çoktan aktif olarak oyunculuk yapıyordu. Socialphobia ve Glory Day filmlerinde önemli rolleri vardı ama bunların yanında, 10 veya 20 dakikalık rollerle de olsa, No Tomorrow, Boys Who Cried Wolf ve Canola gibi filmlerde de oynadı ve bu filmler bu yıl art arda vizyona girdiler. Kısa süre önce ise Ryu Jun Yeol, Jo In Sung ve Jung Woo Sung ile birlikte rol aldığı The King filminin çekimlerini tamamladı, ayrıca Song Kang Ho ile birlikte A Taxi Driver filminde rol aldı. Oldukça sıradan bir hayat gibi görünse de 20’li yaşlarında hayalini kurduğu oyunculuk hayatı geçti, şimdi ise gerçek bir oyuncu olarak hayatına başlıyor. İyi bir oyuncunun onun için ne ifade ettiği sorusuna ise tıpkı bugün olduğu gibi yarını da bir genç olarak yaşamak cevabını verdi. 


17 Kasım 2018 Cumartesi

[Röportaj] Park Seo Joon Grazia Korea 2014


PARK SEO JOON GRAZIA 2014: YOU ARE WARM

Çok dürüst, haliyle de, çok samimi, One Warm Word’den adam

Park Seo Joon, samimisin

Bu adam One Warm Word’den kazandığımız. Çok samimi çünkü evliliğe bakışı ve rakipleri hakkında çok dürüst.

Sabah çekimi olduğu için rahatsız oldun mu? Suratında şişkin.
Hiç değil. Sadece sabah vaktim var, bu yüzden başka seçeneğim yok. Son zamanlarda sergilere ve filmlere de gitmelerim durdu.

One Warm World çekim programı yüzünden mi?
Evet. Etrafta yürür ve bir şeyler yapardım sergilere gitmek gibi, ama artık yapamıyorum zamanım olsa bile. Sadece evde duruyorum şimdi çünkü çok yorgunum.

Hobin var mı?
Bir dizide olduğumda, tamamen odaklanmam için diğer şeylerden vazgeçmek zorundayım. Kendime tutumum için önemli. Modaya meraklıyım. Moda şovlarını muhakkak izlemiyorum, ama kıyafet almak ve onları eşleştirmek keyifli. Finansal durumuna bağlı olarak, eğer bir dereceye bağlı olarak alışveriş yapıyorsan alışveriş yapmak stres atmak için iyi bir yol.

Son zamanlarda sevdiğin tarz ne?
Tarzları karıştırmayı ve eşleştirmeyi seviyorum: Air Jordanlar ile takım elbiseler ya da kotlar ile klasik ayakkabılar. Moda şovları giyinip kuşanmak hakkında tariften söz ediyor ama onları o kadar beğenmiyorum. Onlar seyirciler tarafından ilgi çekmek için orada, ama sadece kalıplaşmış modayı oluşturuyorlar. Moda deneme yanılma yöntemidir, standart bir yöntem değil.

Bu röportajdan sonra, Music Bank’te sunuculuk yapmaya mı gidiyorsun?
Bir şarkıcı partisinde rahat hissetmiyorum, ayrıca zor çünkü şov canlı yayınlanıyor ve çok hata yapıyorum. Ama yeni bir deneyim olarak yapıyorum adapte olması zor bir şey yerine. Elimden gelenin en iyisini yapıyorum çünkü bu benim işim.

Yeni şeylerden keyif alır mısın?
Keyif almayı denerim, onlardan kaçmayı değil.

Neyden korkarsın?
Özellikle hiçbir şeyden. Ama bir kaygım var 20’lerimin sonuna ilerledikçe. Eğlence sektörü cazibeni satan bir iş, ama cazibenin sonu var. Bütün cazibemi harcadıktan sonra ne yapmalıyım? İnsanlar genelde bunu bir kaseyle(kapasite) karşılaştırıyor, bundan dolayı benim kasemin hakkında çok düşünürüm, çoktan maksimumda mı, yapay olarak daha boşluk yapıyor muyum.

Aktörlerin dönüşümde sürekli bir endişesi var, değil mi?
Bunun hakkında çok düşündüm. Bence ani değişim ’anormal’. (he said “over”… in Korea, people say “over” a lot for exaggerated or excess. Perhaps “extra” might be a good term). Bu durumda kendimi zorlamak zorundayım ve yapay hale geliyor. Son zamanlarda ki deneyimlerimle, 80 yaşında ki bir büyükbabanın rolünü alamam. Filmografimi yapabileceğim şeylerle doldurmak istiyorum şimdi. Şu andan itibaren yapabileceğim çok şey var.